13 01 2004

Dostlarım,

Yoğun bir program içinde bazen yazılarımda gecikmeler oluyor umarım hoşgörüyorsunuzdur.

Bugün Kısaca size Çakra vede şifacılık meselesinden bahsetmek istiyorum, yakın zamana kadar varlığından bile haberdar olunmayan çakralarımız ruhsal şifacılık teknikleri artık günlük yaşantımızın içine tamamen girdi. Ortalıkta bir çakra muhabbetidir gidiyor, herkes çakralarından ve hatta karşısıdakilerden de haberdar. Ne güzel tamamdır diyeceğim ama... gerçek maalesef çok farklı ve her konu da olduğu gibi yurdumuz insanı bunu da kendisine göre uyarlamayı başardı... ne yazık...

Çakra açanlar, çakra kapatanlar, çakra renklerinize göre yaşamınızı düzenleyenler, çakra diyetleri,  vs vs vs vs artık inanın ki bana sıkıntı geldi, yıllardır bu işin içindeyim böylesini görmedim.

Herkes artık şifacı oldu, inanın ki cıvarımda gördüğüm insanlardan her hangi bir şifacılık metodunun "master" i olmayan neredeyse kalmamış durumda, tekefonlardan şifa göndermeler mi istersiniz, daha neler neler, yani kusura bakmayın ama herkes   "Şifacı geldi hanıııım" durumunda.

Çay, konken, kanasta, vs günleri artık "hangi şifa mastırı olalım şekerim" günü haline dönüştü... Üç beş kişi toplanılıyor, zaten şifa mastırı hazırda bekliyor iki gün seminer alınıyor, sertifikalar bile basılmış vede ohhh hemen master olunup acilen  şifalar verilmeye başlanıyor, rütbesi daha üstün olanlar daha alt rütbelilere hava atıyor... derecesi şu kadar Amerikan Doları .... ha tabi bir de hocanın bir nevi kölesi durumunda olunması halleri de var, koskoca insanlar hocalarına sormadan neredeyse bakkala gidemiyorlar, el insaf ne acizliktir. İçim  sıkıldı artık durumu yazmayayım sizi de daha fazla sıkmayayayım....Ama neye benziyor biliyor musunuz, tarikat, şeyh, Hoca efendi halleri ... ne farkı var ki...

Şimdi diyeceksiniz ki " ama hocam bu  istenilen birşey değil mi" "hayali kurulan altın çağda bu şekilde enerji yollamalar olmayacak mı"  " Şamballa'da da böyle değil mi "vs .Evet öyle de durum zannedildiği gibi değil.

Bu kadar şaka yeter !  Dostlarım, ruhsal şifacılık çok ciddi bir iştir, sakın zannetmeyin ki herkes şifacı olamaz diyeceğim hayır asla, zaten herkes şifacıdır ve şifa verme kabiliyeti herkeste mevcuttur. Herkes şifa enerjilerini yönlendirir. Normal olarak her yogi  bu potansiyelinin farkına varır ve gayet tabii olarak da uygular.Yani geleneksel yöntemler ile Yoga uygulayan bir kimse kendisi için şifacı olmuştur .. Bir yogi olmaya da gerek yok mesela her anne evladı için doğrudan şifacıdır. Annenizin elinin başınızı okşaması sırasında duyduğunuz duygular işte bu şifanın bir tezahüründen başka birşey değildir. Bu bakımdan birileri sizde olmayan bir kabiliyeti size vermiyor, zaten var olna kabiliyetinizin farkına varıyorsunuz, bu kadar basit.

Yani bir hoca size o veya bu bir yöntemi açıklar ve sizde var olanı hatırlatır, bunun seviyeleri de olabilir, hocanızın vazifesi orada biter yaşam sizindir ve siz kendi inisyatifinizi kullanırsınız, hiç bir geleneksel felsefi akımda ve ozellikle yoga da hocanın esiri olmak yoktur, her hoca yalnızca sizin bilgi hizmetkarınızdır o kadar ne fazla ne eksik, eğer saygı duyuyorsanız size sunulan bilgiye saygı duyunuz, bilginin takipçisi olunuz ve kendinizi, öğrenmeye adayınız onu öğretenin şahsına değil. O zaten sizin yanınızdadır, bu işlerde hocalık ömür boyu sürecek bir sorumluluk almaktır, insanları kendine tabi etmek değil.

Zannederim hoca meselesini anlatabildim. Gelelim telefonlardan, rüzgarlardan vs'lerden verilen şifalara, bakıyorum, iki kişi konuşuyor biri diyor ki,  - aaa senin boyun "şakran" kapalı  - ( şunun şakra değil çakra olduğunu da lütfen unutmayalım ) devam ediyor  - dur ben hemem açayım - nasıl gördüyse, nasıl açıyorsa başlıyor hemen gözlerini kapatıp nefes alıp vermeye ve şıp diye açıyor şakrayı yani çakrayı, aslında bunu yalnızca gözünüzün içine bakarak bile yapanlar var, elbette seviye yükseldikçe artık hiç uğraşmaya bile lüzum kalmıyormuş bir bakmak bile yeterliymiş .....yapmayın allah aşkına bu mudur yani, yada yeni moda tabiri ile nasıl yani !!! Dostlarım birincisi çakra kapalı ne demek, yok böyle bir şey canlı varlığın çakrası kapanmaz açıktır ancak tembelleşmiş olabilir bu da kendisine gelen pek çok çeşitli enerjileri taşıyan kanalların ( nadiler) karmik veya başka nedenler ile tıkanmasından olur. yada burada bunun izahatını uzun uzun vermeyeceğim ileride onu da yazarım... Sakın ruhsal şifacı üstadları yadsıdığımı veya bu sistemin yürümediğini söylediğimi düşünmeyin, ruhsal şifa vardır ve çalışır ama önce siz  çoooook iyi çalışmalısınız...

Hadi örneğimize dönelim ve diyelim ki, arkadaş gerçekten gördü çakranızı, bir zayıflık tesbit etti ve de ona şifa enerjileri yönlendirdi, peki karşıdaki bunu istedi mi acaba ?, acaba bir kişinin karmasıyla onun rızası olmadan nasıl oynanıyor ?... Yani bu işin de bir etiği yok mu,  Peki diyelim karşıda ki kabul etti istedi, peki size bu enerjiyi yönlendiren kimdir, ne derece saftır, ne şekilde bir enerjiye muhatap oluyorsunuz hiç düşündünüz mü?

Dostlarım bir Tıp doktorunun sizin üzerinizde işlem yapma yetki ve sorumluluğu vardır, elbette siz ona gider ve tedavi olmak istediğinizi bildirirsiniz. O da sizi tedavi eder, ama gittiğiniz doktorun mümkün olduğunca en iyi hekim olmasını tercih edersiniz değil mi, hatta doktorla yetinmez Prof. olanına gidersiniz neticede eline teslim ettiğiniz canınızdır, burada bir kazaya uğramak istemezsiniz değil mi ?. Aynı şey ruhsal şifacılıkta da geçerlidir, unutmayın tıp somut, ruhsal şifa ise soyut bir kavramdır. Tıp binlerce araştırma, geliştirme, deney ve aynı konu üzerinde alınmış binlerce müspet netice ile bir tedavi hakkında kesinlik koyar.

Ruhsal şifacılıkta da durum aynıyla vakidir. Tamamen kendi etiği, düsturu olan ve çok hassas bir konudur. Bu bakımdan çok dikkatli olunması gereklidir. Unutmayın pek çok şifacı, tekniği yalnış uygulama sonucu ya kendi enerjisini vererek hastalanır yada karşıdan karma alır veya kendi karmasını işe bulaştırır bu iş şaka değildir, eğlence hiç değildir, elinizde çok tehlikeli bir enstrüman bulunmaktadır onu yalnış kullanmak hem kullanıcısına hem de karşıdakine zarar verecektir.

Dostlarım, bilginin yayılmasına ve öğrenilmesine ( ben buna hatırlanmasına diyorum) asla karşı değilim, bir şifacı ruhban grubu olsun yalnız onlar şifa yapsın şeklinde daha da yalnış olan bir düşüncem de yok. her türlü bilgiyi imkanlarınız nispetinde elbette öğreniniz,  kendiniz üzerinde çalışınız, güzel neticeleri alınız ama sıkılmadan defalarca deneyiniz. faydasını görünüz... Başkaları da şifa isterse siz onlarında öğrenmesine vesile olunuz, bırakınız kendileri üzerinde şifa deneylerini yapsınlar, neredeyse sokaktaki adamı çevirip "dur sana bir şifa yapayım" hallerine gelmeyiniz. bu konuda çok çalışınız ve kendinizi geliştiriniz. Elbette her türlü hastalığınız için hekimlere gidiniz tedavide yetkili kişiler onlardır.

Bugün biraz uzattım ama inanın ki daha bu konuda sayfalarca  yazabilirim, lütfen dikkatli olunuz daha ne diyeyim...

Sevgiyle kalınız evrenin güzel enerjileri ile tam rezonans içinde olunuz.

Ersin Ananda