28.07.2006

 

Güneş tutulması hakkında, yüksek bilgiler ve süptil notlar !!!!!

Sevgili dostlarım,

Yukarıdaki başlığı okuduğunuzda muhakkak çok heyecanlanacaksınız. Kimbilir size ne kadar muhteşem bilgiler, gizli kalmış detaylar ve hatta kosmosun süptil planından ne kadar karmaşık, anlaşılması güç ama acaip bilgiler vereceğimi düşüneceksiniz.

Yurdum insanı işini zorlaştırmaya bayılır. Nerede bir giz varsa kapılır gider.

Kusura bakmayın size hiç bir zaman bu şekilde ( yeni tabiri ile ) trendy şeyler anlatmadım ve de yazmadım.

Elbette ki güneş tutulmasının  süptil planda tesir alanları yarattığı söylenebilir. Ben daha oralara gitmeden durmanızı ve öncelikle şu basit olarak adlandırılan, fizik alem diye hakir görülen, çok yüce "new age"ci dostların tenezzül edip te bakmadıkları. Artık daha da yücelerek kendi kendilerine ilahi kitaplar yazıp bilumum yüce alem varlıklarıyla zaten irtibatta bulunduklarından önem bile vermedikleri, basit, zavallı fizik alemden dem vuracağım.

Yazımın  ilahi bilgiler ve uçuk teoriler barındırmaması nedeniyle, beni de belki ersin hoca da artık maddeselleşti diyerek falan eleştirirsiniz. Eleştirin ..

Dostlarım, çok normal bir astronomi olayı olarak güneş tutuldu, başta güneş, dünya ve ay oluştuğundan beri, kimbilir kaç kere tutulmuştu, gene tutulacak. Herşeyi bir tarafa bırakın, bu olay bize bir tek şeyi göstersin, fiziksel bakımdan doğa ne derece güçlü, ve biz ne derece etrafımızın farkındayız.

Hiç değiliz demek ki, romantik gecelerde bakılan ay, yazın güneşlenmekte ve kışın ise özlemle beklediğimiz güneş, bizi bu fizik alemde yaşatan dünya, dün hep birlikte dediler ki, yahu herşeyi bırakın da bir bize bakım, biz olmasak hayatta olmayacaksınız.

Şimdi "olsun bizde fiziksel tekamül sürecimizi bir başka gezegende  devam ettiririz" gibi hamasi spiritüel söylemlerde bulunmayın.

Fizik alem önemlidir arkadaşlar ve fizik alemde yaşamı tam farkındalık içinde yaşamak önemlidir, mükemmel yaşam mükemmel idrak ile olur. Tabat bizi uyarıp duruyor. Önce şu güzelim dünyamızı bir idrak edelim. onu iyice halledebilirsek, emin olunuz ki ruhsal yaşam da en iyi şekilde anlaşılır olacaktır.

Düşünsenize neden tüm meditasyon cd'lerinin, bilumum spa ların vesairenin kapaklarında, ilanlarında hep güzel tabiat resimleri var ?

Neden şu spa da okyanus suyu, burada tuz gölü çamuru, şurada şu tabii ottan yapılmış falanca detox malzemesi var. Kaybetmeye başladığımız doğayı, kapalı ortamlarda yaratmaya çalışıyoruz. Yazık yahu !... Oysa şu güzelim dünya gözümüzün önünde, ayaklarımızın altında, ellerimizle tutabildiğimiz mis gibi toprak, o güzelik çimen, tuzuyla deniz ve daha niceleri, bilge ağaçlar, ulu dağlar ve nele neler, hepsi bir ders hepsi muhteşem, farkında mıyız?

Arkadaşlar dünya elimizden gidiyor bilmem farkındamısınız, böyle giderse gerçekten de ruhsal tekamülünü tamamlamaya çalışan malum tabiri ile 3. boyut  varlıkları, bu gezegene gelemeyecek. Hay allah bendeki derde bakın yahu zaten bir kısım "seçilmişler" zaten " hasat" olmuştu, diğer bir kısım "ufoları" bekliyor, bazıları "karmasını" tamamlamış olduğu için yalnız süptil alemle ilgileniyor, diğer bir kısım peygamberleştirdiği hocalarının eteğine tutunur, yada sözümona guruların...

Arkadaşlar kendimize gelelim, bu dünya bizi silkeleyip atarsa, yarın öbürgün, sularınız yokolur, oksijenininz azalırsa görürüm, kalıyor mu bu süptil süptil konuşmalar. Bir el yağda bir el balda detoxtan, uçuk kaçık seminerlerden, yogalardan, bilmem neredeki "şuuuu şuuu" danslarından bahsetmek çok kolay. 99 depremini hatırlatırım, o 45 saniyede hiç birşey düşünemedi çoğumuz değil mi... Doğanın her halinden örnekler çıkartmalı ve bu güzel dünyamızı korumalıyız.

Yogaysa, bu yoga dünyamıza, evrene zarar vermemek ,onu korumak tüm yaratılmışlarıyla, böylece o güzellikle  yücelmek.

Kendimize harcadığımız zamanın onda birini harcasak, yeter, unutmayın bu gezegen elimizin altında ,yani somut bir şey, soyut bir kavram değil, lütfen kıymetini bilelim.

Sevgiyle kalın

Ananda