30.04.2005
Dostlarım,
E-maileriniz doldu taştı teşekkür ederim, kriyalara bir
yazılık ara veriyorum, bir iki şeyi hatırlatayım, her e-maile cevap
yazamıyorum, bu nedenle konuları bir şekilde buraya getirip cevaplandırıyorum
ki hepimiz görelim. zannederim böylesi daha da iyi.
Bir soru aynen şöyle ;
birde sorum var . insan
ruhuna ait istediklerini yaparsamı
günah ! yoksa baskı altına alıp ruhuna eziyet
edersemi günah !! ben
birtürlü bunun içinden çıkamadım..
soru için teşekkürler,
Aslında bir din adamı olmadığım için günah, sevap meseleleri
hakkında cevap vermek bana düşmez. Bu bakımdan günahlar ile ilgili
sorularınızı soracak başka merciler mevcut. Şimdi günah lafını çıkartırsam
soru biraz daha bana göre cevap verilebilir olur.
Dostlarım, ruh bişey istemez, onun istedikleri yoktur. Akıl
bir şey ister ve istediklerinin bazen sınırı yoktur. Bu nedenle tekamül
içindeki sübtil bir varlık olan ruhu dünyasal isteklere karıştırmayalım.
Örnek, ruh hadi gidelim şurada iki kadeh bişey içelim demez, bunu akıl,zihin
der. Ruh baskı altına alınmaz, akıl - zihin baskı altına alınabilir. Buradaki
karar ise kişiseldir herkes kendi kararını verir ve neticesine katlanır. Ruh
her halikarda bundan birşeyler alarak tekamül eder. Bu kadar basit.
Dünyasal arzu ve istekler de gayet doğaldır, önemli olan
bunları gerekli şekillerde yönlendirebilmektir. Onları bastırarak değil
onlarla barışık olarak yürüyebilmektir.
Doslarım,
Bazı maillerde de bana çok sevgi ve hürmetle başlayan ama
nedense sonunda kim ve nefretle biten tarzda yazılar var, onlar da hoşgeldi...
Ayrıca bazı maillerde de bana yapılan saldırılar devam
ederse bunları isimleriyle bıradan yazacağım sözüne serzenişler var,
bakın bunu neden yazdım, benim bulunmadığım bir ortamda veya hiç bir çevap
hakkım olmadığı bir durumda, arkadan bıçak saplar gibi, doğru vera yanlış
mülahazalarla ve hatta çamur at izi kalsın tarzında hakkımda ileri geri laf
söyleyenleri açıklayacağım, zannederim bu da benim en tabii hakkımdır, Başka
dedikodu vs bu web sitesinde olmadı ve olmayacak .