Biraz sohbet…….

Dostlarım merhabalar,

Yaklasık iki aydır, sağlık sorunum ile ugraştım ve neredeyse iki yıldır yaşam kalitemi bozan böbrek taşı illetinden, geçirdiğim bir operasyon ile kurtuldum, nekahat dönemi de bitti, herşey normale döndü. Operasyon öncesi ve sonrasında hep yanımda olan sevdiklerime çok teşekkürler ederim. Gene bu süre zarfında beni her gün maillerle, smslerle, telefon ve diğer sosyal medya aracılığı ile arayıp soran tüm dostlarıma şükranlar…

Gelelim yurdumuzdaki yoga mevzularına, geçtiğimiz dönemde Türkiye’de yoga alanında çeşitli gelişmeler oldu, maalesef çirkin bir medya olayını dayaşadık. Bu konu üzerinde fazla konuşmayacağım zira kanun var hukuk var, haklı olan tarafı saptayacak mahkemeler var. Gerçek ne ise bulunur. Ayrıca bunlar bir yoginin vakit harcayacağı şeyler değil. Zira başkalarının durumları ile çılgınca sevinmek, gereksiz yere üzülmek, intikam almak, fesat yapmak, iftira atmak ya da bu lafları taşımak bir yogi için kabul edilebilecek şeyler değildir. Her ne kadar son olayda konunun muhatabı, bu bakımdan mimli biri ise de bizim, işimiz değil.

Aynı şekilde yoga adı ile federasyonlar, dernekler, klikler, senin tarafın, benim tarafımlar, yoga hayatı ile ne derece uyumludur takdir sizlere kalmış. Birileri diplomalar vermiş bir başkaları verilen kağıtları kabul etmiş bazıları etmemiş, yok yoga antrenörü olmuş devlet yogayı şuraya bağlamış. Of, bakın bunları duyan bir yoga meraklısı hemen “aman allahım ben nasıl bir karmaşanın içine giriyorum, bunlar kendi dertlerine düşmüş birbirleri ile kavga edip sonra Ommm şanti,şanti, şantihi diyorlar” şeklinde düşünmez mi ?..
Seneye yoga konularının içinde oluşumun kırkıncı yılı dolacak, izin verirseniz bunca yıllık tecrübem ile birtek şeyi net ve kesin olarak söyliyeyim, yoga bir spor dalı değildir, yoga eğitimi verenler de antrenör sıfatı ile anılmazlar…

Neyse, yoga dersi vermek yetmedi, hem ders veren pek çokları hem de çalışmalara katılanların bir kısmı bunu yeterli bulmadı ve yoga eğitmenliği verilmeye başlandı. Çeşitli adlar altında sertifikalar, diplomalar vs verildi. Bana da bu konuda pek çok talep geldi bir ara bunu düşündüm de ama temeli ne olacaktı, bunu tasdik eden kurum kim olacaktı, hadi hiç birini düşünmedik bu işi ticaret olarak yaptık diyelim, yarın öbürgün bu diplomalar sebebi ile sahipleri sıkıntı çekebilirler miydi ???? gibi pek çok soruyu bundan yıllar önce sordum kendime. Neticede bildiğiniz gibi bu alana hiç girmedim iyi de yapmışım. Gönlüm rahat…

Şimdi izliyorum, bazı dostlarımın sıkıntılarını da son derece iyi niyetlerini de biliyor ve anlıyorum. Ayrıca her gün “ne yapalım” diye soran mailler geliyor aklım erdiğince cevap vermeye gayret ediyorum. Bence bu sıkıntılı bir geçiş ve ayrıştırma dönemi göreceksiniz sular durulacak her şey düzene girecek.

Haa ! bir de günümüzün sahte guruluk muessesesi var, hani adam yüce biriymiş bunun resmini taşıyacakmışsın sana ferahlık verirmis, adını yücelterek anacakmışsın, şu renk giyecekmişsin, daha nice laflar ben size çok bilinen bir kelamı hatırlatayım “ mürşit uçmaz, mür’it uçurur “yahu o hocalar geçmişte kaldı, geçin bunları kendinize bakın içinizdeki guruyu keşfedin.

Buraya kadar yazdıklarımdan ben bile sıkıldım. Kusura bakmayın. Gelin bir üstteki paragrafa dönelim ve bundan sonraki yazılarda kendi içimizdeki guruyu keşfedelim…

Bir sonraki yazı itibarıyla, size güzel bir öze dönüş kendi kendimizin üstadı olma programı yayınlamaya başlayacağım, ben pek beğeniyorum umarım sizlere de faydası olur.

Sevgilerle kalınız.

    Ananda'nın Feneri Uncategorized Yoga Genel0 comments

    Leave a Reply

    • Duyurular

    Descargar musica