Ananda’nın Feneri

Kaivalya Yogashram, Haftasonu Yoga Gezisi.

Dostlarım merhabalar,

Bildiğiniz gibi her sene bahar aylarında bir gezi yaparız. Bu geziler, aşramımızdaki dostların birlikte oldukları, masraflarını hepimizin imece usulü bölüştüğü, yani ticari bir faaliyet olmayan arkadaş grubu gezileridir. Mümkün olduğunca çok kalabalık olmamaya özen gösterir, gittiğimiz yerleri itina ile seçeriz. 

Bizler, zaten var olan günlük yaşantımızı devam ettirirken, sahte şekilcilikler sergilemeyiz.  Yani öyle şıpıdık terlikler, şilebezi şalvarlar, şaç sakal birbirine karışık haller veya karmaşık cinsellikler bizim işimiz değildir. Bu konularda hassas ve titizizdir. Orada dostluğumuz vardır, özel hayatlarımız ise tamamen kendimize aittir ve oraya yansıtmayız. Medeniyetin imkanlarını bilir, en iyi şekilde kullanır ama bir yandan da bedenimizi, aklımızı, ve özgür ruhumuzu dinlendiririz.

Pek çok dine mensup arkadaşlar bir arada olur ama hiç din konuşmayız. 

Pek çoğumuz mesleğinde başarılı iş insanlarıdır ama onu bile konuşmayız aramızda.

Bir yere gittiğimizde içimizden biri para toplar bölüşür gerekli ödemeyi yaparız…

Bizler Yoga’yı, kişinin bireysel gelişimide bir felsefi ve bedensel yaklaşım olarak gördüğümüzden, hani şu bazılarının “chanting” dedikleri dinsel hindu şarkıları falan söylemeyiz. Dinsel ritüellerle ise hiç işimiz olmaz.

Yediğimizi içtiğimizi özenle seçeriz. Mümkün olduğunca bedenimizi ve zihnimizi bulandırmayacak, bizi sağlıklı  olan, hareket etmede ve  dinlenmede özgür kılabilecek bir yemek listesi seçeriz. Bizlere bahşedilen en önemli şey olan yaşamımızı çok önemli sayar onu en sağlıklı ve kaliteli şekilde uzun ve keyifli yaşanabilir şekilde tutabilmek için gerekeni düşünür, yer ve içeriz. Dolayısı ile  bol bol sebzeler, meyveler, sağlık dolu çaylar içer, mümkün olduğunca, içki ve sigaradan uzak dururuz.

Bir yogi’nin akıl yapısının hep sağlıklı,  dinç ve zihninin her türlü bulanıklıklardan uzak olması gerektiğini birilir; aklımızı bulandıracak bizi sahte alemlere götürecek mükeyyefatı asla  yaşamımıza sokmayız.

Muhakkak ki gezinin özünü doğada olmak, tertemiz havada bulunmak, çiçeklerle, ağaçlarla, kuşlarla, böceklerle birlikte olup evrenle bütünleşmek, arınmak, karşılıksız koşulsuz sevgi ile dostluğun keyfini çıkartmak ve kısa bir müddet te olsa gündelik yaşamımızdan uzaklaşarak amiyane tabiri ile kafa dinlemek, bunu da mümkün olan en sağlıklı şekilde geçirmek olarak düşünürüz. Yani gezimiz ” abi mangal yakalım, rakı içelim” gezisi değildir.

Bu gezilerimiz, bu nedenle hep çok sevilir ve tam bir uyum içinde olur. Herkes düzenli bir disiplinle sevgi ile ve keyifle katılır, paylaşır daha sonra evlerimize, işlerimize keyifle döneriz. Taa ki bir dahaki gezimize kadar.

Bu düşüncelerle yeni bir gezi tasarlamaya başladığımızda aklıma ilk gelen çok yakında ama tamamen şehirsel gürültü ve patırtıdan uzakta olan ama uzun yolculuklar gerektirmeyen bir yer olsun diye düşündüm.

Aklımıza ilk gelen yer Heybeli Ada’daki Halki Palas oldu.  Zaten sevgili eşim ve ben sıksık oraya gider dinlenir huzur buluruz. Halki’nin sevgili Genel Müdürü Bülent bey ve Yardımcısı İsmail bey bize gerekli düzenlemeyi yapacaklarını söylediler,Herşeyi tam bizim isteğimize uygun yaptılar sağolsunlar varolsunlar. Halki Palas zaten harika bir yer. Kararımız tamamdı, gezi dönüşünde ise bunun ne kadar isabetli olduğunu hep birlikte görecektik..

Bir iki günde hemen toparlanıp 17 kişilik bir grup olduk, cepleri birleştirdik Aşramımızdaki cumartesi çalışmasından hemen sonra ilk motora atlayarak gittik adaya….

İlk resimlerde, motorda,  gidişimizin verdiği heyecan sohbetleri görülüyor.

Eh, tabii seyahat gibi bir heyecanla karnımız acıkmıştı bile bu arada sevgili dost Serdar’ın harika ve sağlık dolu kukileri imdadımıza yetişti mottordan iner inmez  hemen iskelenin karşısındaki kahvede birer adaçayı eşliğinde afiyetle yedik.

Sonra keyfili bir yürüyüşle otelimizin yolunu tuttuk… 



Doğruca Otelimize gittik. Hemen odalara yerleştik.

Kısa bir dinlenmeden sonra, vakit kaybetmeden çalışmalarımıza başladık.

Hava şartlarının güzelliği sayesinde çalışmalarımızı bahçede tertemiz hava ve muhteşem deniz manzarasına hakim bir bölümde yaptık.

İlk çalışmalarımız bolca Pranayama  ve daha sonra ise  Bandha’lardı. 

Akşam üzeri kalar salona geçip güzel bir Tratak çalışması yaptık.

Güneş batımında keyifle manzarayı seyrederek meditasyonlarımızı yaptık kendi başımıza.

Sonrasında bizi, muhteşem lezzetli bir sofra beklemekteydi. Zeytinyağlılar, izgara edilmiş sebzeler, peynirler ve Halki Palas şefinin bizlere yaptığı lezzetleri keyifli bir sohbet ile yedik, meyvalar ve bize özle tetlımız “tez pişti’yi” da yiyerek sevgi ve dostluk içinde kalktık sofradan.

Sonraki programımız bizi sinema salonu haline getirilmiş  salona ve burada izlediğimiz Küçük Buda filmine götürdü. Ne Budistiz ne de Hindu peki neden izledik bu filmi, burada meditasyonla, yoga ile felsefi yaklaşımlar ve güzel mesajlar vardı. O nedenle….

Gece olduğunda herkesi tatlı bir uyku hali sarmıştı, odalarımıza çekilip adanın sessizliğinde huzur içinde keyifli bir uyku bizi bekliyordu.

Arkası yarın…….

    Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

    Milliyet 31.03.2009

    Dostlar merhaba,

    Bugün Milliyette şöyle bir yazı çıkmış hakkımızda…

    Kaivalya Yogashram Göztepe/ İstanbul

    Temeli 1989 yılında atılan, Kaivalya Yogashram, İstanbul Anadolu yakasının geleneksel yoga çalışması yapan ilk ve en eski merkezi. Kaivalya Yogashram, Çiftehavuzlar’da başladığı yoga yaşamına 2002 yılında Bağdat Caddesi üzerinde devam etmeye başlamış


    Yoga çalışmalarına yer verilen merkezde, bir görüşün veya dış kaynaklı kurum ya da kuruluşun prensipleri değil, tüm ekollerden faydalanılarak geleneksel yoga yöntemlerinin analizi yapılıyor. Eğitmenleri arasında, yılların tecrübeli ve Türkiye’nin ilk diplomalı yoga çalıştırıcılarından olan .Ersin “Ananda”Saran ve Mihrimah bulunuyor.

    Kaivalya Yogashram’da çalışmalar, yoga felsefesini, kişinin varlıksal yapısının potansiyel mükemmelliğine ulaştırmak, Yoga’yı gündelik yaşam içine yerleştirmek, sağlıklı bir beden ve mükemmel bir zihin yapısına ulaşmak adına yapılıyor. Kişisel gelişimin mükemmel yolu olan yoganın doğasına uygun olarak, dinsel öğretilere ise yer verilmiyor.

    Adres:
    Bağdat Caddesi No:256/3 Göztepe İstanbul
    Tel: 0 216 355 09 97

    Bizi pek güzel anlatmış teşekkürler Sevda Serbest  Hanım…

      Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

      Bhagavat Gita

      Sevgili Dostlar,

      Yoga felsefesini anlamamızda yardımcı olamak üzere, yıllar önce de yaptığımız gibi, referans kadim metinlerden, Mahabharata Destanı’nın, Bhagavat Gita bölümünü, cumartesi günleri sürmekte olan Yoga Sohbetleri saatlerinde bölüm bölüm okuyarak yorumlayacağız.

      Bildiğiniz gibi bu sohbetler herkese açıktır, o gün yoga çalışmasına gelemeseniz bile vaktiniz uygun olur ise bu sohbetlere katılın.

      Bhagavat Gita okumaları, dinsel bilgiler içermemektedir, yanlızca, spiritüel manada yoga felsefesini daha rahat anlamamızda faydalı olacaktır.

      Bilindiği gibi Yoga, bir din değil, kişisel gelişimde önemli bir araç olan, felsefi ve fiziksel bireysel çalışmalar manzumesidir.

        Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

        Bayram armağanı

        Sevgili dostlarımız….
        Aşramımızdaki tüm çalışmalarımız bütün hızı ile devam etmekte, son günlerde aldığım pek çok mailde, bayram tatilindeki durumumuz sorulmakta, her ne kadar bayram tatili uzunca bir zamanı kapsamakta ise de, biz bayramın birinci ve ikinci günleri hariç her buradayız.
        Yani sadece,
        8 Aralık pazartesi ve 9 Aralık salı günleri tatiliz. Bu günlerdekisabah ve akşam çalışmalarınız yapılmayacak, ama 10 aralıktan itibaren normal programımıza döneceğiz.
        Bayramda tatile gitmeyen tüm dostlarımız tatil süresinde 10 aralık çarşamba ile 14 aralık pazar günleri arasındaki tüm çalışmalarımıza sınırsız katılabilirler, böylece bu tatl dönemini yoga ile daha da keyifli hale getirebilirsiniz.
        Hepinizi bekleriz.
        Sevgi ile kalınız.
        KYA/EA

          Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

          Merhabalar,

          Sevgili dostlarım, aldığım mailler “gene sesin soluğun kesildi Ananda’nın fenerine yazmıyorsun” diyor.

          Burada aşramdaki bazı sevgili dostlarım ise, “neden tratak falan yapılmıyor” diye serzenişteler.

          Doğrusunu isterseniz çok haklısınız, ama bazen çok yoğun programlar olunca bazı diğer programlar inkitaya uğrayabiliyor. Bu nedenle diyorum ki gerçekten oradan oraya koşuşturmaktan bazen de biraz yoruluyorum, kendi bireysel çalışmalarımı yaparak yeni çalışmalara hazır olabilmek için bazen durmam gerekiyor.

          Yoksa özellikle pazar akşamüstü çalışmalarını keyif için heba etmiş değilim. En kısa zamanda da gene yapacağız. Bir kaç hafta müsaade sadece.

          Bu arada aşramımızda çok keyifli başka çalışmlar da yapılmakta, web sitemizin ön sayfasındaki aşramdan duyurular bölümünü ziyaret ediniz muhakkak.

          Yoga çalışma saatlerimiz programda belirtildiği gibi sürmekte, sizlerle çok keyifle beraber olduğum cumartesi sohbetleri de tüm hızı ile devam ediyor.

          Sevgiyle kalınız,

          Ananda

            Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

            Yeni çalışmalar,

            Sevgili dostlar,

            Sonbaharın iyice kendini hissettirdiği bu günlerde bizler de boş durmayarak bir kısmı daha önceleri de olan ve bir kısmı yepyeni programlar hazırlamaktayız.

            Daha önce yapılmakta olan melek çalışması bu sene de başlıyor.
            Diğer yandan I-Ching ve Reiki eğitim programları başladı.

            Bu güzel çalışmalarımız değişik periyodlar ile yaza kadar devam edecek.

            Öte yandan çocuklar için yoga çalışmalarımız başlamak üzere, bunun yanında ebeveynler için de bir çalışmamız olacak.
            Tabii ki hamile yıoga çalımalarımzı sürmekte.

            Elbette her zamaki gibi yoga çalışmalarımıza devam ediyoruz.

            Tüm bunlarla ilgili geniş bilgiyi hem buradan hem de web sitemizin ana sayfasına çok kısa süre içinde koyacağımız “duyurular” bölümünden ulaşacaksınız.

            Sevgiler
            EA

              Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

              Sonbahara doğru

              Sevgili Dostlar,

              Her yaz olduğu gibi bir müddet yazı tembelliği yaptım. Pek çok dosttan gene mailler yağmaya başladı, haklısınız sizleri bir müddet yazısız bıraktım.

              Eylül 15 itibarı ile haftalık yoga yazılarıma devam edeceğim. Genel yogik bilgileri özellikle büyülteç altına alacağım ve sizlere, her zamanki gibi, dinselleşmemiş, dogmatik yapısı bulunmayan, gündelik yaşamımızda, ütopik kavramlarla karıştırılarak aklınızı bulandırmayacak şekilde bilgiler vermeye devam edeceğim.

              Eski, kadim, metinleri Türkçe’ye çevirip, tecüme edenin kendi (neredeyse dinselleşmiş) görüşlerine göre sunulmuş kavramları burada yazıp, “bakın ben neler de biliyorum, hele siz şunları bir anlayın bakalım” şeklindeki yaklaşımlarım hiç olmayacak.

              Şunu unutmayalım, belki de bin defa söylediğim gibi, yoga bir din değildir, evet spiritüel bir çalışmayı da içerir ama bu onu asla dinselleştirmez. Bunu neden gene söyledin diyeceksiniz, bakıyorum da bazı yoga siteleri adeta hinduizm misyonerliğine soyunmuş, yazarlarıda her nedense kendi isimlerinde feeragat ederek taşıdıkları hindu isimleri ile birer hindu, rahibi hatta peygamberi olmuşlar. Tüm dinlere olduğu gibi hinduizm’de saygımız sonsuz. Ama yogayı dinselleştirmek olacak şey değil.

              Neyse biz gene bildiğimiz gibi, yoganın, kişinin bireysel çalışması olduğuna, her dine mensup insanların yoga felsefesi ile bütünleşebileceğine olan bilgi ve sunumumuzu sürdüreceğiz.

              Aşramımızda da ufak tefek yenilikler yapıyoruz. Bildiğiniz gibi biz, buranın hepimizin aşramı olduğunu hep söylüyoruz, derdimiz size birşeyler satıp burayı kazanç kapısı yapmak hiç olmadı ve olmayacak, arkamızda bir finansör, yada başka bir para babası da yok, dernek, uluslararası kuruluş yok, alnımız açık sizlerle adeta imece usulü ile doğru bildiğimiz yolda gidiyoruz.
              Sevgili Tuğrul’un önayak oluşu ve desteği ile aşram zeminin ahşap olarak yenileme çalışmamız en kısa sürede tamamlanacak, bu bize daha doğal bir ortam verecek, ayrıca genel toparlanma , boya, dolaplar vs gibi konuları da elbirliği ile yapıyoruz.

              Sonbaharlar, her zaman tabir ettiğim gibi göçmen kuşların geri dönüşüdür. çalışma programımız aynen devam edecek olmakla beraber geçtüğümüz sene biraz savsakladığımızı düşündüğüm yogik yan çalışmalara bu sene artarak girişeceğiz. Elbette film gösterilerimiz de sürecek epey spiritüel film stoğumuzu Sevgili Tanya’nın desteği ile temin ettik.

              Kısaca durumlar böyle, hepinize sevgiler,

              EA

                Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

                1 6 7 8 9 10 11 12 13 14 19
                • Duyurular

                Descargar musica