Category Archives

Ananda’nın Feneri

Ersin Ananda Saran’ın Düşünce Paylaşımı

Yoga ve hastalıklar

Dostlarım merhaba,

Başlık size pek iddialı gelmiş olabilir, ayrıca benim düşünce yapımı bilenler ve dahası uzun yıllardır söylediklerim ve de yazdıklarım, “hastalıklarınız var ise bir doktora başvurunuz, doktorlar haricindeki kişiler tıbbi eğitim almış kişiler olmayıp, sağlığınız üzerinde bir sorumluluk üstlenemezler” şeklinde olmuştur. Bu düşünce ve söylemlerim her zaman değişmeden sürecektir.

Bununla birlikte yoganın sağlık üzerindeki etkisini incelerken aşağıdaki noktaları da gözardı edemeyiz.

Bugün yoga çalışmalarına katılmanın pek çok rahatsızlık üzerinde olumlu etkisi olduğu bilinmektedir. Ayrıca, pek çok tıp adamı hastalarına yoga seanslarına katılmalarını yada öğrendikten sonra gündelik yaşamlarına yogayı katmalarını salık vermektedirler. Kişisel olarak bazı talebelerimin, doktorlarının yönlendirmesi ile geldiklerini memnuniyetle görmekteyim.

Yoga çalışmalarının kişinin genel sağlık durumunda yavaş ama süregiden bir gelişim oluşturduğu bir gerçektir. Kişinin öncelikle olumlu bir bakış açısına kavuşması, bedeni ve zihninin birlikte ve olumlu yönde çalışması, onun bir hastalık karşısında öncelikle daha sakin ve anlayışlı olmasını temin eder.

Hastalandıktan sonra elbette iyi gelen yogaya, hastlanamadan başlamak elbette en iyisidir. Böylelikle bedenin direnci artacaktır. Kişinin bedensel veya zihinel zayıflıklarından kaynaklanabilecek bazı rahatsızlıkların ortaya çıkması ise engellenecektir. Bu bakımdan yogayı bir genel aşı olarak bile değerlendirebiliriz.

Bildiğimiz gibi günümüzde pek çok rahatsızlık, yaşamımıza yaptığımız günlük yanlışlar sebebi ile oluşmaktadır. Yogik yaşam felsefesi, bu gibi hataları önlediğinden kişi zaten sağlıklı olacaktır. Üstelik yogik tavsiyeler dinsel mahiyette yasaklar olmayıp tamamen mantık içindeki söylemlerdir. Böylece herşeyin başı kişinin kendisidir. Diyebiliriz ki hasta olmaya kendimiz karar veririz. Elbette kalıtsal rahatsızlıklar da olabilir ama pekçok şeyin çaresi bireyin yaşamını düzenlemesi ile bulunabilir.

Yoga, felsefi yaklaşımı ve bedensel gelişimi teşvik edici yöntemleri ile başlı başına sağlıklı bir yaşam içinde kişisel gelişimi temel almaktadır. Gerekli olan beden ve zihinsel sağlığı en iyi tutarak kaliteli ve uzun bir yaşam sürebilmektir. Unutulmamalıdır ki yaşam bir varlığın elde ettiği en önemli değerdir bu nedenle kişi kendine en iyi şekilde bakmalı ve elde ettiği bu değeri mümkün olan en uzun sürede sürdürebilmelidir.

Öte yandan bazı rahatsızlıkların kişide ömür boyu sürebilme ihtimali de vardır, bunların bazıları, kişinin normal yaşamı devam ederken kontrol atlında tutulan ve belli önlemlerle de günlük yaşamın devamını engellemeyen rahatsızlıklar olup ; bir kısmı ise kişiyi gündelik yaşamdan kopartarak belki de yatağa bağlayan hastalıklar olabilir. Yoga her iki durum için de kişinin yanındaki mükemmel bir destektir. Her iki duruma göre yöntemleri içerir ve kişiyi olabilecek en mükemmel şekilde yaşama bağlar. Elbette bazı istisnalar görülür veya duyulur, burada kişinin akıl sağlığına yada başka koşullara bakmak lazımdır ki bu bizim konumuz dışı, olup istisnalar kaideyi bozmaz.

Herkez, öncelikle sağlıklı bir yaşam için yogadan istifade etmelidir, ancak gene de hastalıkların olması karşısında modern tıbbın tüm yöntemlerini kullanmalı bunun yanında da yogayı destek olarak almalıdır.

Hepinize sağlıklı uzun bir ömür dilerim.

ANANDA

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

Öğrenciler ve Yoga


Çok sıradan bir söz olacak ama, bugünün öğrencileri yarının ülke yönetenleri olacak.
Bir konuyu hemen eklemem lazım, şu lafa çok karşıyım, “iyi çalışmalı hazırlanlaısın ki 20 yıl sonra adam ol!” hayır, neden 20 yıl sonra, oysa her an için yaşamın içinde bulunmalıdır bir genç. Yaşamalı tecrübe edinmeli bilgi ve fikir yürütebilmeli ve fert olarak yerini her an almalıdır.

Biliyormusunuz ? yurdumuzda 19 milyon genç var, bunların büyük çoğunluğu da öğrenci.

Gençliğin en zor görünen tarafı öğrencilik kısmıdır, yaşam zaten karmaşıktır gençler için, iç duygular, dürtüler, toplumsal baskı de dikte ettirilmiş kurallar hep isyana sürükler insanı. Çok tabiidir en güzel tarifi de ” delikanlı ” olmaktır yani kız veya erkek “deli ” kanlıdır.

Günümüzde özellikle ülkemizdeki eğitim sistemi, son derece sıkıcı ve de bir o kadar da karmaşıktır, alınan notlar, dereceler her sene değişen sınav sistemleri, bir uzayıp bir kısalan okul dönemleri. Muhakkak kazanılması gereken okullar bunlar için gidilen, kurslar, özel öğretmenler, okul ve okulun etüdleri ve bütün bunları sağladığı içim kendini hep haklı ve sanki okul hayatı çok mükemmelmiş gibi hava atan !!! ebeveynler. Dostlarım onlar çocuktur, gençtir, sizinle aynı frekansta değiller, onlara ahkam keseceğimize belli bir disiplin içinde onları anlamaya çalışmalı, işi zorlaştıracağımıza iletişim kurmada kendimizi zorlamalı, kısacık ta olsa kendi okul dönemimizi ve o zaman bize nelerin ne kadar zor geldiğini hatırlamalı ona göre davranmalıyız.

Öğrencilik hayatında genç insan yoğun enerji ile doludur, eğitimin amacı da bu yoğun enerji potansiyelini üretken alanlara doğru yönlendirmek olmalıdır.. İşte bu noktada öğrencinin en zorlandığı kısım, aklını iyi şekilde yönlendirebilmektir. Bu bakımdan enerjisini doğru yönde kullanmayı disiplin haline getirebilmelidir.

Bedeni ve aklı bir disiplin içinde yönetebilmenin en önemli yöntemi de Yoga ve onun araçlarıdır. Öğrencinin muntazam bir çalışma ile yoga asanaları ve pranayama uygulaması halinde, çok kuvvetli ve tertemiz olan aklını, zihnini, daha yaratıcı bir yönde kullanmayı rahatlıkla deneyimleyebilir. Büylece yaşamını daha disiplinli bir şekilde organize edebilme yetisine kavuşabilir.

Bu durum, bilinç yapısının da muntazam ve disiplinli olmasını temin edecektir. Böylece genç öncelikle bedeni ve aklının dengesi ile kendini daha sorumlu hissedecek bu bireysel sorumluluk hali onun genel tabiatına da yansıyacak ve toplum içinde de belirgin bir bireysel karakter halini alacaktır. Özellikle gencin yaşama daha olumlu yaklaşımını da temin edicidir.

Özellikle bir öğrencinin muntazaman Pranayama ( nefes teknikleri) uygulaması, sinir sistemini canlandıracak, beyine oksijen akımı kuvvetlecek böylece akıl ve hafıza daha da sağlıklı olarak çalışacak, konsanytrasyon daha keskin olabilecektir.

Yoga öğrencinin yanlızca bedensel gelişimini dehiğl beden-aklı dengesini , duygusal alanda da dengeliliği, güçlü iradeyi ve kendini en iyi şekilde disipline ederek en faydalı şekilde kullanabilmesini de temin edecektir.

Unutulmamalıdır ki yoga bir din değildir, içinde dinsel dogmatik bir yapı olmayıp, kişinin kendi özerinde tam ve yoğun hakimiyeti demektir.

Bu vesile ile 19 mayıs Gençlik Bayram’ınızı kutlar, bu bayramı gençlere hediye eden Büyük Önder Mükemmel İnsan Atatürk’ümüzün önünde saygıyla eğilirim,

Sevgiyle kalınız.

Ananda

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

19.yıl

Sevgili dostlarımız ,

Sessiz sedasız, 19. yılımızı idrak etmekteyiz . 19 önemli bir rakkamdır. Yıllar su gibi akıp gidiyor, her geçen gün bize yeni şeyler katıyor. Eski CKM de verdiğimiz başlangıç konferansı dün gibi. Oradaki meraklı yüzleri hala en iyi şekilde hatırlıyorum. İlk başladığımız zamanı, koştura koştura gelen dostları. Ciftehavuzlar’daki ilk Aşram’ı, bazı olumsuz şartlarına rağmen, en içten katılımlarınızı bu an gibi hatırlıyorum.



Ne kadar mutlu ki, geleneksel Yoga ve onun güzel felsefi yaklaşımından hiç ödün vermeden, bilumum, acaip ritüellere, dinsel yaklaşımlara girmeden ; kafadan atma isimleri olan ve sırf yenilik diye, maddi hırslarla ve büyük yaygaralarla kimselere yoga veya uyduruk şeyler sunmadan geçti 19 yıl.

Bakıyorum da artık iyice klasikleştik. Yurtiçinde ve dışında tanınan ve de referans bir isim olduk. Bunu
başarabilmeki için her türlü ticari zihniyetten çok uzak saf ve tertemiz duygularımızla / duygularınızla çalıştık ve çalışmaya da devam etmekteyiz. Gelen, gelemeyen tüm dostlarımız ile hep sevgi saygı ilişkisi içinde günler geçti ve daha da niceleri olacaktır.

Bizler buradayız, ( her ne kadar belediye diğer tabelalar gibi bizim de tabelamızı söktüyse de :)) aynı yerde faaliyetteyiz. Gene keyifle çalışmalarımızı, sohbetlerimizi sürdürüyoruz, bilgisine güvendiğimiz arkadaşlarımızın sorumluluğunda bazı ilave çalışmaları da içimizde barındırarak. Nice 19 yıllar.

Hepinizi her zaman bekliyoruz…

Sevgiyle kalınız.

Ananda

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

hindistan seyahatinde haberler (2)


Dostlarım, Hindistan seyahatimiz ve orada yaşananlar hakkında bilgi vermemi isteyen o kadar çok mail aldım ki, inanın bu kadarını tahmin etmiyordum, biraz geç de olsa sizlele bazı resimler ve bazı bilgiler bilgiler vereyim dedim.

Bildiğiniz grup halinde daha önce yapmış olduğumuz geziler sırasında çok güzel paylaşımlar yaşamıştık. Her defasında da bunu Hindistan’a giderek iyice perçinleyelim demiştik ne mutlu ki ilk gezimiz üzerinden henüz 10 ay bile geçmeden bunu da başardık.

Grubumuzu özellikle çok kalabalık tutmamaya gayret ettim, gerek gideceğimiz memleketin şartları ve gerekse de bunun bir ilk olması nedeni ile 13 kişilik genelde daha önceki seyahatlerimizden tecrübeli olan bir ekip kurduk.

Dikkat ettiğimiz bir başka konu da bu gezinin, benim düzenlediğim ticari bir tur olmaması idi, öyle ya, biz tur şirketi değiliz, bu işlerden para kazanma derdimiz de yok. Bu bakımdan her konuda hepimiz kendi paramızı eşit şartlarda ödedik, zannederim çok ufak bir bütçe ile olabilecek en muhteşem zamanları geçirdik.

İstanbul’dan, hareketle, Delhi’ye uçtuk, sabaha karşı vasıl olduk, bizi bekleyen iki vasıta ile otelimize ulaştık. Ertesi gün gerekli alışverişlerimizi yapıp, öğleden sonra treni ile Haridwar’a hareket ettik. Akşam vardık, burada bizi bekleyen bir midibüs ile de Rishikesh yakınındaki aşramımıza ulaştık. Odalarımıza yerleştik.

Geç olmasına rağmen aşramda bizi akşam yemeği hazır beklemekte idi, hemen anlık bir Karma yoga ekibi hazır ederek yemek paylaşımını yaptık. Ertesi sabah 05:00 te başlayacak programımızı gözden geçirip uykuya çekildik.

Aşramımız Ganj kıyısında, himalaya manzarasına hakim, yakınından araç geçmeyen sessizliği ve doğayı tam hissedebileceğimiz bir konumdaydı. Aşramın ilk gününde, karanlıkta kalkıp aşramımızın meditasyon salonuna geçip ilk meditasyonumuzu yaptık.

Kısaca kalış süremizce günlük programımız şöyle idi

05:00 kalkış
05:30 Sabah meditasyonu

06:00 çay

07:30 ( güneşin doğuşunda) Güneşe selam (terasta, ganj ve himalayalarla)

08:00 kahvaltı
08:30 serbest çalışmalar ve okuma

10:45 karma yoga

11:15 asanalar

13:00 yemek

14:00 serbest zaman

15:15 Asanalar

17:00 çay

17:30 serbest zaman ( konuşmama – mouna- çalışması yaptığımız günlerin haricinde sohbet )
19:00 yemek

21:00 uyku


Gördüğünüz gibi oldukça yüklü bir programdı. Bu program arasında günlük programımızdan hiç ödün vermeden, sessizlik ( konuşmama) – mouna- çalışmasının da 3 gün süre ile yaptık. Unutulmaz zamanları ve bireysel farkındalıkları özellikle bu dönemde yaşadık.


Tüm arkadaşlarından ricam bu sessizlik çalışması sırasında hissettiklerini kağıda dökmeleri idi, bunları kendilerinin de iznini almış olduğumdan isim belirtmeden ve özel konulara girmeden sizlere buradan yazacağım.

Gene programımız dahilinde yürüme ( adımlarla tam farkındalık) meditasyonunu da yaptık ( bu konu hakkında daha sonra detaylı bilgi vereceğim)

Havanın özellikle sabah saatlerinde soğuk olmasına rağmen tüm çalışmalarımızı, aşramın terasında inanılmaz güzel Ganj ve Himalaya manzarasında huzur ve sükûnet içerisinde yaptık. Bu durumda asanaları gözler kapalı yapmakta zorlandık inanılması ve tasviri güç olan bir güzellikle karşı karşıyaydık çünkü.

Arada cıvarda küçük yürüyüşler düzenleyerek doğa ile bütünleşmenin inanılmaz keyfini yaşadık. Gittiğimiz yerler yabanıl yaşamın ( fil bölgesi gibi) tam içi idi burada yapılan meditasyonları bir düşünün.

Elbette ki kriya çalışmalarımız (jala neti gibi), pranayama çalışmalarımız, gündelik programımızın içinde yer aldı. Tepelerdeki şelalere ve özellikle Neelkant’a geziler düzenledi ve bunlar hiç bir programımızı aksatmadı.

Aşramda kahvaltı ve yemekler çok güzeldi genelde çok memnun kalındı elbette herkez kendi bulaşığını keyifle yıkadı.

Özellikle aşramda grubumuzun mükemmel yaklaşımları ve tam disiplini orada bulunanlarca takdir ile karşılandı ve onların nezdinde bana teşekkür ettiler. Oysa bu birimizin değil tüm grubumuzun hassasiyeti, düsturu ve disiplini ile ilgili birşey. Ben de çok mutlu oldum. Bu bakımdan tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Yaşadıklarımız, birbirimize anlattıklarımız ve anlatmadıklarımız ile gerçekten de bir rüya gibi idi. Bu da bana bu gibi seyahatleri en azından yılda bir veya iki düzenlememiz açısından fikir verdi. Oradaki aşramımızı kendi aşramımız gibi değerlendirebiliriz.

Genede en kısa zamanda kendi aşramımızın da temellerinin atılacağını özellikle müjdelemek isterim. Gerekli resmi çalışmalar başladı hatta bitmektedir. Orada tüm yönetimi, denetimi hijyenik yapısı ile bizim olan bir “Kaivalya Yogasram‘da” çok yakında hayata geçecektir.

Daha fazla bilgiler ve resimler yakında……

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

Küçük hatırlatmalar.

Sevgili dostlar,

Biliyorum, Hindistan gezimiz ile ilgili fotografları ve kısa hikayeleri merakla beklemektesiniz !!! Söz…. muhakkak ve en kısa zamanda.

Bu arada hatırlatmak istediğim şey şu:

Bildiğiniz gibi aşramımızda yoga çalışmaları haricinde spiritüel çalışmalara da yer vermekteyiz. Bu çalışmalar ( melek çalışmaları , I-ching çalışmaları gibi..) yalnızca aşramımızda yoga çalışmalarına katılanlar için değildir.

Gerek yoga çalışmalarına katılan doslarımız ve gerekse bizi bu siteden, takip eden henüz tanışma fırsatı bulamadığımız tüm ilgilenenler için de geçerlidir. Bu bakımdan rahatlıkla bizleri ve/veya telefonlarını vermiş bulunduğumuz, ilgli hocalarımızı arayabilirsiniz.

İsterseniz iletişim için telefonları tekrarlıyayım ;

** I-Ching çalışmaları için Serap Gündoğdu 0 532 296 5620
** Melek çalışmaları için Sedef öğretmen 0 532 250 1838

Çekinmeden arayabilir ve çalışmalara katılabilirsiniz.

Sevgi ile kalınız

Ananda

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

Hindistan gezisi dönüşü ve ilk notlar

Sevgili dostlar,

Pek çoğunuzun bildiği gibi, 13 kişilik bir grup ile, yoga çalışmalarımızı bir, Himalaya/ganga yoga aşramında devam ettirmek üzere, ticari olmayan her birimizin aynı rakkamlar ile bedelini üstlendiğimiz, 17 günlük bir gezi düzenleyerek Hindistan yollarına düştük.


Gezimiz dün tamamlandı ve güzel yurdumuza geri döndük.

Sizlere gezi ile ilgili pek çok foto ve film hazırlıyoruz en kısa zamanda bunları sizlerle paylaşacağız.

Ama öncelikle bir iki konuyu ayağımın tozu ile belirtmek istedim.

İlk gezimiz olan Adrasan seyahatinin üzerinde daha bir yıl geçmeden, aldığımız cesaret ve güç ile iki gezi daha yaptık. Dediğim gibi daha bir yıl dolmadan en sonunda bir hayalimizi gerçekleştirerek kendimizi Himalaya’ların gölgesinde, Ganj’ın kıyısında, Hindu ritüelleri ile yönetilmeyen bir aşrama attık.

Seyahatimiz ve aşramda kalışımız sırasında, katılan tüm dostlarımın, mükemmel uyumluluğunu ve üstün çalışma şevklerini görmek hocaları olarak beni ziyadesi ile memnun etmiştir.

Aşram’a girdiğimiz andan itibaren kurulan karma yoga düzenimiz, aşram kurallarına tam riayetimiz, gerçekten zor bir çalışma olan ( hiç konuşmama) mouna sırasındaki, güçlülüğümüz ve tüm kalışımız sırasındaki mükemmel uyumumuz ve tam bir düzen içinde çalışmalarımızı grup halinde hiç fire vermeden uygulamamız, beni de, Aşram görevlilerini de hayran bıraktı.

Elbette anlatacak çok şey var ve bunları önümüzdeki günlerde anekdotlar halinde resimli ve videolu olarak bu sayfadan sizlere duyuracağım.

Aldığımız cesaret ile önümüzdeki süreç içinde Himalayalar’da yepyeni sürprizlere yelken açacağımızdan hiç şüpheniz olmasın.

Teşekkürlerimle, sevgilerimle….

Ananda.

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

Melek Çalışmaları

Sevgili Dostlar, Bildiğiniz gibi aşramımızda yoga çalışmalarının haricindeki spiritüel faaliyetler tüm hızı ile sürmekte.

I-ching çalışmalarında, birkaç dönem tamamlandı, tekrarı subat ikinci yarısında olacak. Detaylarını haber vereceğiz

Melek çalışmaları yoğun programını tamamlayarak ilk mezunlarını verdi, talepler doğrultusunda ikinci ve üçüncü çalışmalar hafta sonu ve hafta içi olarak planlandı. Aşramımızda Yoga çalışmalarımıza katılan veya dışarıdan melek çalışmasına ilgi duyanlar Sedef Öğretmeni arayabilirler…

Kayıt ve bilgi için

Sedef 0 532 250 1838

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

Bir duyuru ve teşekkür

Sevgili Dostlar,

Sizlere ne kadar teşekkür etsem az, bir sürü mail gelmiş. Haberleri olmayan dostlarım şimdi “hayrola ne oldu?” diyecektir.

Efendim, Belediyenin yeni bir uygulaması nedeni ile, Bağdat Caddesi’ne cephesi olan binaların giriş katları haricindeki tüm tabelalar sökülmüş, bize hiç bir bilgi veya tebligat yapılmadı, dolayısı ile bizim küçük yoga tabelamız da bu kıyımdan nasibini almış. Gecenin bir saatinde koparıp almış belediye kimbilir nereye götürmüş…..

İşte burada siz devreye girmişsiniz ve bizi, hayrola ne oldu artık orada “yoga” yazmıyor diye e-mail yağmuruna tutmuşsunuz, böylece durumdan bizim de haberimiz oldu, zira binaya arka kapıdan girmekte olduğumuzdan hiç farkına varmamışız birkaç gündür.

Mailler’de “ne oldu yoksa kapandı mı?”, “bir ıkıntı mı var?”,” bir yardımım olur mu?” vs gibi, beni duygulandıran ifadeler var.

Çok teşekkürler sevgili dostlar, hayır, bir sıkıntı yok hala aynı şekilde devam ediyoruz ve gücümüz yettiğinde devam edeceğiz, bu yolda sialerle el ele yürüyeceğiz.

Bu güzel duygularla bir kere daha öncelikle dikkatiniz için, daha sonra güzel ifadeleriniz için teşekkür ederim.

Burası hepimizin biz hep öyle görüyoruz. Her zaman gönül rahatlığı ile gelin birlikte olalım.

Sevgilerimle
Ananda.

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

yeni yıl……

Sevgili dostlarımız,

Yeni bir yıla girmek üzereyiz bizlere verdiğiniz destek ve güç ile bu, Kaivalya yogashram‘ın şu andaki yerinde,
5
.
başladığımızdan bu güne

18.

yılımız olacak.

hep birlikte el ele, gönül gönüle, sevgi ile dolu daha nice yıllara birlikte ulaşmak dileği ile,

hepinizin yeni yılının kutlar, mutluluk, sağlık ve başarılar dileriz


Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

Aşramda spiritüel çalışmalar

Sevgili Dostlarım,

Güzel faaliyetlerimiz devam etmekte, büyük keyifle izliyorum.

Bilinen geleneksel yoga çalışmalarımızn yanında, tertemiz spiritüel çalışmalara da başlayacağımızı hatta bunları daha da genişleterek, bu güzel aşramı daha çok paylaşılan bir huzur adası halinde tutmak amacındayız.

Planladığımız spiritüel çalışma ve konulardan, I-Ching ile ilgili söyleşi, bu pazar büyük kalablıkla yapıldı. Konu hakkında derin bilgisine çok güvendiğim sevgili Serap Gündoğdu, yoğun bilgileri kendisini tertemiz çocuklar gibi dinleyen dostlara aktardı. Şimdi çalışma grupları oluşturuluyor ve I-Ching çalışmaları böylece devam edecek. Serap’a teşekkür ederiz.

Öte yandan, melek çalışma grupları, programlarına devam ediyor, her geçen gün bu konuda ilerliyorlar, bu da hepimize büyük keyif veriyor.

Bu çalışmalar bir defaya mahsus değil, her zaman yeni gruplar oluşturmaya devam edeceğiz.
İlgi duyarsanız bizi arayabilirsiniz.

Sevgiyle kalınız

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

  • Duyurular

Descargar musica