MEDİTASYON MU DEMİŞTİNİZ ???

Dostlarım merhaba,

Iki konuda da çok mail aldım, bu nedenle bazı detayları yazmak istedim.

Meditasyon önerdiğim yazıma gelen, maillerde, hocam ne meditasyonu yapalım ? tarif et gibi talepler var… Olur elimden geleni yapayım fakat ben ne yapsam tariften öteye gitmez…

medspc

Haydi, once şu bin kere anlattığım minik hikayeyi bir kere daha anlatayım.

Himalayaların yüksek tepelerinde herşeyden uzak bir aşramda çocuk yaşta bir talebe varmış. Çok güzel dersler verirler, çocuk ta iyi bir talebe olarak hepsini büyük bir disiplin içinde takip edermiş. Birgün hocalarından biri ona bir inekten ve sütten bahsetmiş. Çok meraklanan talebe hocasıa ineği ve sütü iyice anlatmış ve adeta hafızasına kazımış. Hikaye buya,  bulundukları yerde inek yokmuş. Bu nedenle hiç bir zaman ne ineği görebilmiş, ne de sütü tadabilmiş….

Aradan zamanlar geçmiş ve bizim küçük talebe büyümüş ve hocaları tarafından çok sevilen genç bir swami olmuş, o da hocalarını pek severmiş.

Günlerden bir gün aşramdan ayrılıp, öğrendiği bilgileri paylaşmak üzere aşramdan ayrılası gerektiğini söylemiş sevgili hocaları…

Büyük bir heyecanla, ayrılıp, daha aşağılara Himalaya’ların eteklerine inmiş ve oradaki köylerden birine ulaşmış… Kimselerin ortalarda  olmadığı bir saatmiş…

Çoğu Hint köyünde olduğu gibi meydanda bir inek heykeli varmış, o sırada kaidesini boyamakta olduklarından bir kova da kireç bulunyormuş… Gördükleri vaktiyle hocasının kendisine anlatığı inek ve süt tanımlarına bire bir uyuyormuş. Swami merakla kovaya yönelip, içindeki boyayı süt zannederel bir güzel içmiş.

Tabii çok fena olmuş, köylüler onu bu durumda bulup zorlu bir tedaviden geçirmişler. Bizim swami, hocalarının kendisini aldattığına çok içerlemiş. O hiddetle aşrama geri dönmüş ve kızgınlık la hocalarının karşısına çıkarak, kendilerinin onu aldattığını yanlış bilgiler berdiğini söylemiş.

Kendisini sorumluluk ve biraz da üzüntü ile dinleyen hocası, demek ki sana yeterince iyi anlatamamışım demiş ve özürler dilemiş.  Sonra eklemiş

“ ne var ki kabahat gene de sen de, o sütü sen mi sağdın ?”

Bu tipik Hint masalından çıkarsamalarımızı yapalım, hoca size ne kadar anlatırsa anlatsın, onu uygulayacak ve sonular çıkartıp neticeye varaacak olan sizlersiniz.

Bu nedenle, anlatmak ve önermek benden uygulamak ve netice almak sizden…

Bu yolda çok çalışmalı, tembellik etmemeli, defalarca sonuçlar almalı ve kendi analizinizi yapmalısınız.  Yol belki uzun ve abilir ama varacağınız noktanın büyük bir mutluluk, huzur ve varlıksal özgürlük olacağını söyleyebilirim. Uygulamanız sırasında beklentniz olmasın sakın. Yaptığınız dinsel bir tecrübe de değil yani sonunda cennet vaadedilmiyor ya da cehnneme gitmiyorsunuz.

Hadi bugün biraz nefes üzerinden çalışalım. Malumunuz günümüz batısında özellikle son yıllarda nefes çalışmaları adeta yeni keşfedilmiş gibi çeşitli isim ve yöntemlerle uygulanır oldu, ortalık nefes çalışmasından geçilmez oldu son birkaç senedir. Oysa nefes teknikleri, pranayamalar yoganın standart yöntemleridir yüzlerce yıldır uygulanır, zaten şu anda var olan batılı teknikler de bunlardan devşirme. Bunları kötülemek için asla söylemiyorum ama gerçekleri de bilelim…

Ne demiştik nefes ile meditative çalışma mı ? gelin yapalım hem de mantra ile….

Mantramız SoHam

Gelin hiç gecikmeden uyugulamaya geçelim;

Swami Rama özellikle SoHam meditasyonuna önem vermiştir.

Şimdi meditasyon ortamınıza geçin ve orada sırtınız dik olacak şekilde outrun. Öncelikle nefesinize odaklanın, onu yavaş yavaş izlemeye başlayın. Nefes alış verişleriniz sığ ve cılız olmamalıdır, aksine hafifçe sesli ve duraksamasız soluklanın. Yani abartılı olraka kefes alıp , tutup, neffes verip, tutup devam etmeyin.

Burnunuzdan derin ve hafif sesli olarak yoga nefesi alın ve gene burnunuzdan verin.

Bilirsiniz ben nefes uygulamalarında sayı saymayı pek benimsememişimdir. Bedeni zorlamadan maksimim sürede nefesi alın ve verin gayet tabii olarak.

torax

Bir yandan da bunu zihnen izleyin… İlk adımımız bu.

Unutmayınkı soluk alış verişiniz içşel yapınızın barometresi gibidir, ne kadar stress altındaysanız o derece düzensiz, sık ve hızlı nefes alıp verirsiniz. Oysa derin uzun ve rahat bir soluklanma sizi zihin seviyesinde de huzura yöneltecektir.

Şunu da hatırlatmalıyım ki zihni bir noktaya yönlendirmede pek çok yöntemler olmasına rağmen en iyi yol nefese odaklanmaktır.  Zira hiç bir dışsal araç kullanmadan bizzat kendinizi kullanıyorsunuz. Tabii ve rahat. Zira O sizsiniz….

Nefesinize ne karada ii konsantre olabilirseniz, huzur ve sükunet o kadar derin olacak ve mutluluk duyacaksınız.

Bir sonraki adımda artık mantramızı kullanabiliriz, o güzel nefes alışınızda içsel olarak SOOOOOOOO deyin, hiç duraklama yapmadan verirken de  HAAAAAAMMMM.

Bir müddet bunu devam ettirin, adeta mantranın güzel vibrasyonu ile bütünleşerek,  beden, zihin ve nefesi denge haline getirin.

Özellikle çok yoğun zamanlarınızın öncesinde ve sonrasında size büyük bir huzur verecek bu yöntemi her zaman uygulayabilirsiniz. Gerekirse ofisinizde bile kısa bir zaman ayırıp muhakkak tatbik edin.

O zaman ne duruyoruz, şimdi hemen hiç vakit geçirmeden başlayın.

Sonuçlarla ilgili yorumlarınızı her zamanki gibi bana yazmaktan çekinmesin, güzel mailleriniz beni fazlasıyla mutlu ediyor…

Sevgiyle kalın….

    Ananda'nın Feneri Meditasyon0 comments

    Leave a Reply

    • Duyurular

    Descargar musica