Archives

Blog Archives

Yoga Halleri

Sevgili dostlarım,

Şu anda yaşadığımız yerde yoga  oldukça revaçta insanlar onu hayatlarının içinde bir yere koymuşlar gibi görünüyor. Daha bu kasabaya ilk geldiğimizde girişte bizi koskoca bir power yoga tabelası karşılamıştı. Daha sonra çeşitli yoga stüdyoları, bol bol da bikram usulü hot yoga merkezleri bulunmakta.

Hele bir yoga stüdyosu gezdik ki zannederim dünyada eşi benzeri az bulunur, 6 adet salon her biri yaklaşık yüze metrekare, masaj odaları, meditasyon odaları, duşlar, vs. ile devasa birşeydi.

Dün gece saatlerinde kasaba merkezindeydik, zannederim saat 22.30 cıvarlarıydı, ana cadde üzerinde, tabelasında birşey yazmayıp, pek anlam veremediğim bir işaret olan bir dükkanın önünden geçerken, içeriden gelen mikrofon ile konuşan ses ve karanlık salondan sızan çeşitli ışıklar dikkatimi çekti.

Gayrı ihtiyarı kapıdan içeri baktığımda, görüğüm manzara şuydu : bir konsol önünde DJ müzik yapıyor, içeride zannederim 20-25 kişi, ortam adeta gece klübü gibi, hani bildiğiniz, tabibi caiz ise; “ cıs tak cıs tak” müzik…

İçeride çoğunluğu kadınlardan oluşan grubun üzerinde tayt kıyafetler, bileklerinde, kollarında ve ayak bileklerinde geceleri yanan fosforlu, floresan bilezikler, sargılar……

Grubun başında yönetici durumunda olan ve onun yardımcısı kadınlar ise kulaklıklı mikrofonları ile, “şimdi denge pozuna geciyoruuuuuuuz”, “kolları kaldıııııırrryukarııııı”, “şimdi sağa sola sallaaaaaa” falan şeklinde komutlar veriyor… daha sonra bildiğiniz yoga asanaları devam eden bir koreografi ile devam ediyor ???? !!!!!!…………..

Anlayamadım tabii 38 yıldır bu konuların içindeyim, bu tarz bir yoga çalışmasını ilk defa görüyorum…. Hayır, hayır kimseyi ermek değil maksadım, ama samimi söyliyeyim “vay be dedim, yoga nerelere gitmiş”…. Elbette buradaki başka yoga çalışmalarını daha tam olarak görmedim, koşuşturmadan ancak yavaş yavaş vakit bulabiliyoruz bakınmaya…. fakat şurası bir gerçek ki, ben geleneksel yogadan yanayım, bu nedenle de burada da yapacağım çalışmalar bu yönde olacak… Bakalım buralarda nasıl karşılanacak ama benim ödün vermeye niyetim yok.

Bizim yöntemimize göre yoga asanaları, uzun süreli sabit duruşlar ile yapılmalıdır, bu şekilde uygulayıcı hem dayanıklı, hem huzurlu, hem sabit ve hemde esnek bir bedene ve zihne sahip olur. Varlığımızın özü, ruhumuzda bı değerlerein hepsi bulunmaktadır, ancak yaşadığımız madde hayatı maalesef bize onları unutturuyor, hatta bir müddet sonra sanki önlar hiç yokmuş gibi yaşamaya devam ediyor, işin fenası da bunu gerçek hayat zannediyoruz.. Ne yazık !!!!

Dostlarım yoga felsefesi varlığın hiç bir konuda tüketim içinde olmamasını öğütler, bu nedenle yaşam tarzımız, bedensel ve aklî yapımız ile, gereksiz tüketimden uzaklaşmalıyız, sakın bunu herşeyi biriktirelim anlamında düşünmeyin, bize ne lazım ise ona sahip olmak ve gereksiz ağırlıklarıdan kurtulmak temel fikrimiz olmalıdır.

Bunuyalnızca fiziksel madde olarak almamalı, zihinsel faaliyetlerimizde de gereksiz depolamalardan uzaklaşmalıyız, o zaman hayat çok daha basit, yaşanılası ve kolay oluyor. Bir önceki yazımda da belirttiğim üzere tüketmeye bayıldığımız bir başka konu da zamandır, asla tüketmemeli onu en faydalı şekilde kullanmalıyız.

Şimdi durun ve düşünün, daha sonra bulunduğunuz yere bir bakın, ne kadar gereksi bazı birikimler olduğunu göreceksiniz, onlar için ne gereksiz paralar, zamanlar, hırslar harcadığınızı idrak etmeye çalışın. Yaşam zor değil onu zorlaştıran ve bazı noktalarda dayanılmaz hale getiren gene bizleriz. Oysa bize bahşedilen zaman o kadar az ki ( ama şimdi bana reenkarnasyon falan demeyin ) … Yaşamımız kıymetli ve az, o nedenle onu tüketmemeli en faydalı şekilde kullanmalıyız.

Gereksiz hırslar, bitmeyen kıskançlıklar, anlamsız sevgisizlikler, işte tükenmişliğe giden yolun vazgeçilmez kilometre taşları, bunlar için uykusuz geçen geceler, gözyaşları, sinir ilaçları vesaire… Değer mi ? asla !

Şimdi bu fazlalıkları atmanın zamanıdır, madde ile ilişkimiz az ve öz olmalı, düşüncelerimiz fuzuli ağırlıkların ataleti ile bizi istemediğimiz yönlere çekmemelidir. Sevdiklerimiz, ve bize gerçekten gereken madde ile kolay rahat ve huzurlu bir yaşam o kadar da zor değil….

İşte bu nedenle, siz siz olun, asanaları zamanı ve bedeni harcayarak değil, sukunetle, uzun uzun , esneklikle, tam bilincine vararak uygulayın… Unutmayın maddeyi anlamak ve onu faydalı kullanmak için gene maddeden ders almalıyız, bize en yakın madde ise kendi vücudumuzdur….

Hadi bakalım gelelim bu haftanın asanasına, sizlerden ricam, bu hafta,  bol bol trikonasana çalışmanız hem denge ve hem de manipura çakra için çok önemli….

http://www.yogaturk.com/yoga/asana/yoga-asanalari/trikonasana/

Her zamanki gibi duygu ve düşüncelerinizi bana yazmaya devam edin lütfen…

Sağlık ve sevgilerle kalın…

.Trikonasana_2-506x380

Ananda'nın Feneri0 comments

YAZ ÇALIŞMALARINA DEVAM

Sevgili dostlarım,

Bir önceki çalışma konusunda gönderdiğiniz maillere ve sizlerden gelen güzel enerjilere çok çok teşekkür ederim…

Gördüğüm kadar memleket oldukça sıcak ve rutubetli, ama bu yoga çalışmalarımızı engelleyecek bir durum olmamalı, rutinimizden ayrılmamaya çalışmalıyız…

Bakın, bir gün yirmi dört saat  bu zamanın içinde kimbilir ne kadar boş harcanmış vakit vardır. Bence söylebebilecek en kötü söz “vakit öldürmektir” ne demek vakit öldürmek nasıl olur bu en kıymetli olguyu öldürmek. Bizler doğduğumuz andan itibaren kaçınılmaz sona zaman ve mekan eksenleri üzerinde gitmekteyiz, üztelik zaman bizim için en kıymetli şey olmalı, onu asla boş yere harcamamalı ve asla “öldürmemeliyiz” … Zamanı daha iyi anlamak ve onu daha iyi ve faydalı kullanmak bizler için en önemli fikir olmalıdr.

Zamanın nasıl da çabuk geçtiğini anlamak için şöyle geriye dönüp bir bakın, çocukluğunuz, ilk gençliğiniz dün gibi değil mi ? mesela, yıllar önce gerçekleştirdiğimiz ilk yoga kamplarımızı düşünün, daha yeniymiş gibi geliyordur ama bakın kaç seneler geçmiş, hadi onu bir tarafa koyalım, son yoga kampımızdan bu güne altı ay geçti…..

Zamanı iyi kullanmak onun bir anını bile boş yere harçamamak, hele hele “zaman öldürmek” gibi kavramları aklından çıkarmak bir yoginin temel kavramlarından olmalı… faydalı ve iyi kullanılmış bir zaman bizler için en büyük değerdir.

Bu zaman konusunu muhakkak aklınızda tutun şimdi, zira birazdan gene geleceğim….

Umarım surya namaskara çalışmalarınızı yapmaya devam etmektesiniz, muhakkak atlanmamamsı gereken bir çalışma da özellikle bu yaz aylarında bize mükemmel destek olan pranayama uygulamalarıdır.

pranayama_icon

Gayet iyi hatırladığınıza inandığım anulama-viloma tekniğini ( burun deliklerimizi sıra ile kapattığımız yöntem ) muhakkak uygulayın

Bu bunaltıcı havalarda bizi serinletecek bir yöndem de köpek nefesidir, kısaca hatılatayım, ister yere bağdaş kurarak ( sukhasana ) ya da dizlerinizin üzerinde  ( vajrasana ) ya da dizlerinizin üzerinde ama dirsekleriniz yerde ön kollarınız ileri doğru ve avuçlarınız yere basılı olarak durun, dilinizi iyice çıkarın ve ağzınızdan hızlı hızlı nefes alıp verin, hatılaması kolay sokaklarda köpeklerin nasıl yaptığına bakmanız yeterli….

Haydi o zaman kendimize bu haftalık  bir program yapalım,

1-      Sabahları surya namaskara yaptığınız varsayıyorum J

2-      Günün herhangi bir saatinde, önce;

 

  • Ayakta durun ve gözlerinizi kapatın, sakinleşin ve çalışmanıza başlayın…
  • Sadece boyun ısınması yapın
  • Daha sonra Talasana (ayaklar paralel eller avuclar birbirine bakacak şekilde yukarıda ) çalışırken yalnız anüs kasımızın kasılmasıyla ashwini mudra yapıyoruz
  • Daha sonra vajrasana ya da sukhasana
  • Ve bahsettiğim teknikleri kullanarak ) pranayama
  • Çalışmamızı 10 dakikalık bir shavasana ile bitirelim.

 savashana

Zamanı aklınızda tutun demiştim, bugün sizlere bir çalışmayı hatırlatmak istiyorum.

367

Rahatça oturun, iskemlede olabilir, karşınıza saniyeli bir saat koyun, bir kaç dakika boyunca saatin saniyesini izleyin, onu adeta ezberleyin.

Daha sonra gözlerinizi kapatın ve saniyeyi kapalı olan gözlerinizle zihninizde çalışır vaziyette canlandirin. Gözlerinizi açın ve zihin saatiniz ile fiziksel saatin aynı olup olmadığını kontrol edin

Bakalım ne derece başarılı olacaksınız, bu konsantrasyon çalışması size mükemmel bir zaman kavramı verecektir….

Dostlarım, çalışmaları ile ilgili sorularınız olur ise her her zamanki gibi bana info@yogaturk.com adresinden mail atarak ulaşabilirsiniz….

Asla çalışmalarınız aksatmayın, iyi bir karma yogi olmaya da devam edin.

Sevgiyle kalınız…

Ananda'nın Feneri0 comments

Yaz Çalışmaları

Sevgili dostlarım,

Yaz ayları geldiğinden eski yeni pek çok dostumuz hatta benimle çalışmayıp konuyu internet vs gibi başka mecralardan takip eden yoga sevdalılarından gelen standart bir mail vardır.

“ Hocam yaz geldi yoga çalışmalarına gidemiyoruz, hava sıcak, izne çıkacağız, çocuğun okulu kapandı evde ben artık vakit bulamıyorum; simdi ne yapmam lazım ? ”

Ne diyeyim şimdi ? “ eh! Artık yaz gelmiş sonbahara kadar yoga çalışmalarına ara verin mi ?

Bir kere şunu belki bininci defa hatırlatayım, yoga sadece asanalar demek değil, zaten spor gibi yoga çalışması yapıyorsanız ne uğraşıyorsunuz ? gidin spor salonlarında klimalı ortamda, sosyalleşip serinletici sıvılar içerek sporunuz yapın, haaa! Yaparken de kulağınızda kulaklık ile müzik yada önünüzde açık tv olsun olur mu ? ….

Dostlarım, hiç bir şey yapamazsanız karma yoga çalışmalarınıza devam edin, meditasyonlarınızı yapın özellikle pranayama çalışın ama tabii asanalarınızı uygulamanızda da bir sakınca yok. Elbette genel sağlık koşullarınızı gözönüne alarak, kendinize zarar vermeden…

Tüm asanaları uygulayabilirsiniz ya da belli bir asanayı seçip o gün onu uygulayın, tatilde de olsanız yaz günlerinde evde de bulunsanız rahatlıkla çalışmalarınıza devam edin.

Ya geçen yaz ya da ondan önceki hatırlayamadım, bu günlükten sizelere günlük programlar vermiştim, o şekilde yapabilirsiniz…

Bu arada bence özellikle havanın henüz serin olduğu saatlerde muhakkak surya namaskara çalışmanızı tavsiye edeceğim… Asla terkedilmemesi gereken insane can veren bu çalışmayı keyifle uygulamaya devam edin. Sabah bu çalışmayı yapmanız sizi bezdirici yaz sıcaklarında bedensel, zihinsel ve ruhsal olarak besleyecek, yaşam sevinci verecek ve yükseltecektir.

Bildiğiniz gibi ben sizlerle yaptığımız çalışmalar sırasında, mantralara pek girmezdim, ama haydi sizlere bir kez daha surya namaskara mantralarını hatırlatayım. Her bir namaskaraya ( on iki tekrarın her hiri ) başlamadan once ilgili mantrayı söyleyin.sun

Çalışmaya başlamadan önce :

Bir başlangıç bölümü vardır, burada dünyamızın varoluş sebebi güneşe teşekkür edilir

Neyse dönelim mevzuya, bu ön bilinçlenme sekansında, güneşten, “altın küresini bir kapak gibi açarak özünde sakladığı  gerçeğe ulaştırması” istenir

Sanskritçesi şudur :

 hiranmayena patrena / satyasyapihitam mukham 

tat tvam pushann apavrinu / satya-dharmaya drishtaye

Daha sonra bildiğiniz 12 tekrar kısmına geçilir, ancak burada da kök mantraları kullanabilir ayrıca güneşin bir özelliğini hatırlayabilirsiniz..

Once kök mantralar ile başlayalım :

1-      hram

2-      hrim

3-      hrum

4-      hraim

5-      hroum

6-      hrah

Bu mantraların başına evrensel manta Om konulur,

Yoga geleneğinde bu mantraların şu organları uyardığına inanlır:

 

  • Om : Tüm yaşamsal organlar, beyini kalp be mideyi uyarır

 

  • Hram : Beyin, kalp, solunum organlar ( burun, nefes borusu, gırtlak, akcığerler, göğüs kafesi ve üst kaburgalar

 

  • Hrim : Boğaz bölgesi, damak, kalp, solunum ve sindirim organları

 

  • Hrum : Karaciğer, dalak, mide, solar pleksüs, üreme organları, rahim ve bağırsaklar

 

  • Hraim : Böbrekler

 

  • Hrah : göğüs kafesi, boyun.

Gelelim güneşin on iki özelliğine

1-      Dost olan

2-      Övülen

3-      Uyaran

4-      Parlaklık ve güzellik veren

5-      Duyuları canlandıran

6-      Besleyen

7-      Verdiği güç ile yaşam enerjisini artıran

8-      Şifa veren

9-      Çekici olan

10-   Var eden

11-   Saygın olan

12-   Aydınlatan

sun1

Bunların kullanılısı ise, on iki tekrarın her birine  başlamadan önce,

1. Om Hram Mitraya Namaha

2. Om Hrim Ravaye Namaha

3. Om Hrum Suryaya Namaha

4. Om Hraim Bhanave Namaha

5. Om Hroum Khagaya Namaha

6. Om Hrah Pushne Namaha

7. Om Hram Hiranyagarbhaya Namaha

8. Om Hrim Marichaye Namaha

9. Om Hrum Adityaya Namaha

10. Om Hraim Savitre Namaha

11. Om Hroum Arkaya Namaha

12. Om Hrah Bhaskaraya Namaha

Surya namaskara uygulaması için şu hatırlatmaları tekrar yapayım…

  • http://www.yogaturk.com/yoga/asana/yoga-asanalari/surya-namaskara/  linkini tıklayarak surya namaskara bilgi ve resimlerine ulaşabilirsiniz.
  • Öncelikle mideniz boş olsun, ya da en azından yemeklerden  4 saat sonra uygulayın
  • Genelde sabahları tecih edin ama mecbursanız günün diğer saatlerınde de çalışabilirsiniz,
  • Açık havada uygulamak tercih edilir ama imkan yok ise odanızın iyice havalandırılmış olmasına özen gösterin.
  • Tek başınıza da grup ile de uygulayabilirsiniz, unutmanyın grup halinde uygulamalar daha yoğun enerji üretir.
  • Uygulamadan yarım saat önce veya sonra yıkanın
  • Periyod doneminde kadınlar uygulamamalıdır, ayrıca, ben hamilelikte de uygulanmaması taraftarıyım.
  • Omurga sorununuz ya da yüksek tansiyonunuz veya kendinizce süphelendiğiniz bir sağlık sorununuz var ise muhakkak hekiminize başvurup onun olurunu alarak çalışın.
  • Hafif ve rahat kıyafetleri tercih edin.
  • Uygulama sırasında muhakkak bedeninizin her noktasını iyice hissedin.
  • Mantraları söylemek mecburiyetinde değilsiniz, sadece genelbilgi olarak verdim
  • Surya namaskara bir tapınma değildir, olsa olsa yeni doğan güne ve ona uyanışımıza bir teşekkür ve günlük yaşantımıza bedensel ve zihinsel bir hazırlıktır.

( Aman cok rica ederim, bilumum malum zevat, gene ortalara çıkıp, amanııın bu tapınmadııır din elden gidiyooor!!! falan diye bana tehditkar mailer atmasın, akıllı olun kimsenin dini ile alıp veremediğimiz yok, burada yazan iki satır ile inancınızı terkedecekseniz zaten diyecek bir sözüm yok, istemiyorsanız okumayın… tekrar söyliyeyim yoga bir din değildir. )

 

Ananda'nın Feneri Uncategorized0 comments

  • Duyurular

Descargar musica