Temizlik…

Temizlik…

Bir yoginin en temel kavramı temizliktir, Yama/Niyama kuralları içinde “saucha” ile temel temizlik olgusu daha en başta büyük bir önemle irdelenmiştir. Şu sutrayı hemen hatırlayalım

“Sattva shuddhi saumanasya ekagra indriya-jaya atma darshana yogyatvani cha……”

Kısacık bir cümle belki ama manası engin; “beden ve zihnin temizlenmesi ile, varlığa, sübtil mental özünün (sattva) saflığı (arılığı) gelir. Hoş ve iyi bir halde, tam konsanytrasyon ile duygular üzerindeki tam hakimiyet ve ustalık oluşur.”

Karmaşık gibi görünse de bu konuda geçmişteki sohbetlerimizden yola çıkarak net olarak anlaşıldığını düşünüyorum…

Demek ki neymiş, beden ve zihinde temizlik… Kişi bedensel temizliğe elbette önem vermeli, bu konuda asla tembellik etmemelidir.

limbs 1

Bilinen genel temizlik kuralları ve yoganın özellikle ayrıca önerdiği uygulamalar, temel olarak kriyalarda net olarak anlatılmıştır ayrıca pranayama teknikleri de temizlik açısından önem arzetmektedir.

Beden temizliği, fizik yapımızın bilfiil temiz olması olmasının haricinde, mental yapı üzerinde de etkindir.

Şöyle bir düşünün, bırakın toz toprak içinde çalışmak zorunda olmayı, normal şartlarda ofiste bile çalışırken, yollarda  gidip gelirken, toplu taşıma araçlarında, günün sıcağında su gibi terlemiş halinizde eve dönüşünüzde nasıl bir psikolojik durumdasınız… Kendinizi hemen duşa atmak istersiniz, eğer o vaziyette kalmak zorundaysanız nasıl da rahatsız hissedersiniz kendinizi… Bir türlü aklınızı başınıza toplayamaz ve gayet mutsuz olursunuz….

Bu kadar basit, hemen duşa girip temizlendiğinizde ise rahatlar, mutlulukla kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedersiniz…

Aynı şey fırçalanmamış dişler için de geçerlidir, daha pek çok  halimizle muhakkak temizlenme dürtüsü içinde oluruz….

Şimdi bedensel olarak temiz olmamız bizi en azından belli bir rahatlık seviyesine getirdi.. peki zihnimizdeki pisliği ne yapacağız…

İşte en önemli noktalardan biri de bu… Akılda türlü pislikler bulundukça bedensel temizlik asla yeterli değildir. Bu durumda muhakkak her gün zihnimizi de temizlemek zorundayız. Aslında zihnimizi hiç kirletmememiz mümkün fakat günün şartları, yaşantımızdaki pek çok olay, onlara karşı verdiğimiz tepkiler vs zihnimizde arınması güç kirliliklere sebep olmaktadır.

Hiç bir varlık bu pisliğe, üstelik onu misli ile büyüterek yük gibi taşımaya layık değildir. Zihin temizliği varlıksal hafiflemenin, saflığın, paklığın temelidir. Ak olmak öyle isminin başına ak yazmakla olmuyor, aklık, paklık, bedende, zihinde ve ruhta varlığın kendi çabası ile oluşur.

Zira doğduğu andan itibaren varlık çevresindeki oluşlar ve ona verdiği tepkilerle devamlı bir kirlenme prosesi içindedir. Kimi varlık karma dediğimiz bu etki tepki meselesine, gayet net ve kesin bir set çeker. Çevreden sıçrayan kirleri, koymuş olduğu varlıksal kalkan ile uzakta tutar, onu püskürtür ve temiz kalır. Ya da bu kirler bir şekilde kendine bulaşmışsa onu belli çalışmalarla giderir gene saf ve tertemiz özbenliğine ulaşır mutluluk ve huzuru tadar.

Burada varlık kendi başınadır, tüm temizlik işlemlerini bizzat kendisi yapmak zorundanır, kimse kimseyi temizleyemez, böyle ilahi bir kudret de yoktur. Varlığımıza iyi ve doğru hasletler ilahi olarak zaten verilmiştir. Onu bulmak varlığın temel amaçlarındandır, Zira varlık seçme yasasına tabi olarak tüm fillerinden bizzat sorumludur. Dolayısı ile temizliğini de kendisi yapacaktır.

Yoga bu konuda kişiye, kriya tekniklerini, pranayamaları, asanaları, karma yogayı, elbette meditasyonu ve daha pek çok bireysel çalışmayı öneriyor… Ben yoga konusu üzerinden yazdığım için başka yöntemlere girmiyorum…

Seçmek ve uygulamak sizin elinizde, uygulayıcı kendinizsiniz. O zaman durmamalı ve tertemiz olmalı.

adil

Bu konuda bir çalışma yapalım şimdi; iş dönüşü eve geldiğinizde duşunuzu alın, kendinize on dakika ayırın, odanıza girin, kapıyı kapatın, rahatça oturun, bir kaç derin nefes alıp verin ve rahatlayın… Daha sonra o sabah uyandığınız andan itibaren, günü hatırlayın, sizi rahatsız eden şeyleri, onların sebeplerini ve sonuçlarını düşünün… ama bunu sanki dışarıdan bakan üçüncü bir şahıs gibi yapın ve olayları tartıya koyun. Haklı ve haksız olduğunuz konuları tam, değişmez ve saf bir yargılamaya tabi tutun, Sakın bir tarafın savcısı veya yargıcı olmayın, dediğim gibi saf, tarafsız ahlakın hassas ve net terazisi olun ( bir kere saf ve şaşmaz terazi olmayı başardığınızda tüm kararlarınızın doğru olacağını göreceksiniz ). Adil olabilme varlığınızın vazgeçilmezi olsun..Neyse, tartı sonuçlarını iyice algılayın yanlışları düzeltin, ama bunlar için artık gereksizce üzülmeyin sadece ders alın, arının ve o andan sonrasına tertemiz devam edin.

Göreceksiniz çalışmanın sonunda bir kuş kadar hafif ve özgür olacaksınız….

Bir noktayı atlamamak lazım, en büyük kirletici etken kıskançlıktır. Kıskançlık o derece ağır bir elemandır ki, bundan arınmak pek zordur. Neyi, niçin kıskanıyoruz, nasıl oluyor da bu şekilde kendimizden geçerek hırs içinde bunalıyor olmadık hallere geliyoruz… inanılır gibi değil, unutmayın ki her varlık hak ettiğini yaşar, o nedenle daha iyisini hak etmek istiyor isek, bunun için çalışmalıyız, tertemiz bir zihin ile çalışmalı ve hak etmeliyiz. Ruhsal yaşamda liyakat esastır. Çıkarı için başkalarına zarar vermeden ahlak yolu ile yoğun bir çalışma ise karma yoganın temelini teşkil eder. Bir yogi için kıskançlık kabul edilebilir bir durum değildir… Hak ederiz, hakkımız olanla mutlu oluruz, gereksizi istemeyiz, saf ve tertemiz olarak elde ettiklerimiz, saf ve tertemiz olarak hakkımız olanlardır.

Tertemiz ve huzur dolarak sevgi ile kalınız.

    Ananda'nın Feneri0 comments

    Leave a Reply

    • Duyurular

    Descargar musica