Pranayama

Pranayama

PRANAYAMA genellikle nefes tekniği olarak adlandırılır ancak, bu çok sınırlı bir yaklaşım olur. Elbette Yoga çalışmalarında nefes teknikleri kullanılır ancak PRANAYAMA’yı daha iyi anlamaya çalışmak gerekir.

Bakın Üstad Swami VİVEKANADA, Patanjali’nin Yoga Sutralarında verilen PRANAYAMA bilgisini nasıl yorumluyor.

kullanılan terim Prana’dır,  Prana salt nefes demek değildir… Bu, evrende mevcut olan enerjiye verilen isimdir.Evrende görülen her şey, her oluş, Prana’nın tezahürüdür. Evrende tezahür eden enerjinin bütününe Prana adı verilir.

 

Bir siklus ( dönem ) başlamadan önce Prana atıldır, siklus başlayınca Prana tezahür etmeye başlar. İnsanlar da, hayvanlar da,  varolan her şey de bu Prana’dır, buna düşünce vs gibi enerjiler de dahildir. Evren tümüyle bir Prana ve Akaşa kombinasyonudur. İnsan bedeni için de durum aynıdır, hissettiğimiz ve gördüğümüz herşey için gerekli çeşitli malzemeyi akaşa, çeşitli güçleri de Prana sağlar.

 

Nefes yoluyla pranayı alış veriş Pranayama’dır. Yoga felsefesinin babası Patanjali, Pranayama’ hakkında  ayrıntılı bilgi olarak vermemektedir, ama daha sonraları başka yogiler  konu üzerinde gelişmeler kaydetmişler buluntularını bilimsel hale getirmişlerdir.

 

Patanjali, Pranayamayı bir yöntem olarak kabul etmekle birlikte buna takılıp kalmamıştır, söylemek istediği sadece şudur; “ Nefesle havayı dışarı atın, sonra ciğerlerinize çekip bir müddet tutun, böyle yapınca varlığınız biraz daha sakinleşecektir.” bu bilgi ile başlayan akım daha sonra Pranayama adı ile başlı başına bir bilim olmuştur…

Gene başa dönelim, Prana yalnızca nefes demek değildir, Prana solunum hareketine neden olan güçtür, nefesteki canlılıktır. Öte yandan Prana sözcüğü bütün duyulara da uygulanabilmektedir.,bunlara Pranalar denir, zihin de Prana diye adlandırılabilir ve böylece de Prana’nın bir güç olduğu anlaşılır. Ama biz gene de onu salt güç diye adlandırmamalıyız, çünkü güç sadece onun bir tezahürüdür.

Güç halinde ve de harekete ilişkin olarak mevcut bulunan her şey halinde tezahür eden bir şeydir o…

Çitta yani zihinsel muhteva, çevresinden Prana’yı çekip alan ve onu çeşitli yaşamsal güçler, düşünce, irade  ve başka kudretler hailen dönüştüren bir pompadır.

Uygun nefes yöntemleri ile, bedenin çeşitli davranışları ile onun içinde gelişen sinirsel akımları kontrolümüz  altına alabiliriz .

Onun için önce bunların kimliklerini saptamamız, sonra da kontrolumuz altına almamız gerekir.

Yogi’ler, insan bedeninde üç ana prana akımının bulunduğunu kabul etmektedir;

Bunlar:  İda, Pingala ve Suşumna olarak adlandırılırlar. Bu Yogi’lere  göre pingala bel kemiğinin sağ tarafında; ida, belkemiğinin sol tarafında, suşumna ise belkemiğinin ortasında yer almaktadır. İda ve pingala tüm insanlarda faaliyet halinde olan kanallardır ve insanlar tüm yaşamsal fonksiyonlarını bunların yardımıyla yürütür. Yoga’nın, bedeni değişime uğrattığını biliyorsunuz. Yoga çalışmalarını yaptıkça, bedeniniz daha önceki halinden çok ilerde olacaktır.Bu akla yatkın bir görüştür, her yeni düşüncenin beynimizde kendine yeni bir yol hazırladığını ifade eden olgu yardımıyla açıklanabilir.

İnsan doğasının korkunç muhafazakalığı işte buradan kaynaklanmaktadır. İnsan doğası, daha önceden oluşmuş tekerlek izlerini takip etmeye bayılır, çünkü bu, yeni bir yol döşemekten daha kolay bir şeydir..  Varlığı bir iğne, beyin maddesini de yumuşak bir kitle gibi düşünelim, sahip olduğumuz düşüncelerden her biri beyinde kendisine yeni bir yol çizmektedir; eğer beyinin gri maddesi bu yolu bir sıva ile kapamasaydı -ki,yol korunmakta ve izole edilmektedir- yol hemen kapanırdı, Eğer gri madde olmasaydı, hafıza diye bir şey de olmazdı, çünkü hafıza terimiyle, düşünceye bir anlamda bir akış kanalı çizmek suretiyle eski yolları yeniden baştan başa dolaşma yeteneği hissedilmektedir. Konuşurken herkesin bildiği birkaç fikri tekrarlayıp durmakla, onları bir iki farklı kombinasyon içinde ifade etmekle yeetinildiğini gözlemlemişsinizdir; bunlar anlaşılması kolay şeylerdir, çünkü bunların yolları herkesin beyninde daja önceden inşa edilmiştir. şöyle bir anmak bile yeterli olmaktadır. Yeni bir konu meydaqna geldiğinde ise, yeni bir konunun hemen benimsenmeyişinin nedeni budur. bunun içindir kibeyin, yeni fikirlerin kendisinietki altına almasına bilinçsizce karşı koyar.

Prana yeni yollar döşemeye çalışırken beyin ona engel olmaya çabalar. Muhafazakarlığın sırrı budur. Beyindeki yollar ne kadar az ise, prananın iğnesi o kadar az yol açmış demektir ve beyin de aksine o kadar çok muhafazakardır ve yeni fikirlerle çok savaşacak demektir.

İnsan ne kadar çok aklı başındaysa ve düşünceliyse varlığındaki yol şebekesi de aynı şekilde yoğun olacaktır ve yeni fikirlerio derece kolaylıkla kabul edecek ve anlayacaktır.

Her fikir için durum aynıdır. beynimize yeni bir damga vurmakta, yeni yollar oluşturmaktayız. Yoga çalışmasının başlangıcında çok büyük bir fizik dirençle karşılaşılmasının nedeni de budur.

İçinde yaşamakta olduğumuz şu dünyanın tarifini hatırlamanız gerekir; dünya, bilinç planı üzerine yansıtılmış Sonsuz Yaşam’dan başka bir şey değildir. sonsuz’un birazı bilince yansıtılmıştır ve biz de buna dünyamız diyoruz. Demekki ötelerde bir sonsuz mevcuttur… bu sonsuzu konu edinen felsefeler bize tamamen yeni birşeymiş gibi gelir. Onunla ilgili olarak oluşturduğumuz fikirler beynimize yeni yollar inşa etmek zorundadır. Bunlar tüm dengemizi altüst edebilir.( Çünkü muhafazakar benliğimiz ortaya çıkar ) Bunun içindir ki yoga çalışmalarının başlangıcında,sıradan insanlar, üzerlerinde yürümeye çalıştıkları patikalardan çekilip alınmaktadırlar, Bu allak bullak oluşları mümkün mertebe hafifletmek üzere Patanjali pek çok metod öne sürmüştür; bunların bize en uygun olanını seçip uygulamak yine bize bırakılmıştır.

    Descargar musica